Güneş Lekeleri Tedavi Edilebilir mi?

Cildi güneşin “ultraviyole ışınlarından” korumak amacıyla üretilen melanosit, deriye rengini veren melanin pigmentini üretir. Melanin normalde koyu tenlilerde daha fazla, beyaz tenlilerde daha az üretilir. Güneşe maruz kalma sonrasında deride melanin üretimi artar. Bu renk pigmentleri deriyi bir giysi gibi örterek güneşin zararlı etkilerinden korumaya çalışır.

Özellikle yaz aylarında kontrolsüz bir şekilde yapılan güneş banyoları sonrası güneş yanıkları meydana gelebilmektedir. Açık tenli, uzun süre güneşe maruz kalan kişilerde ortaya çıkayan güneş lekesi ya da yaşlılık lekelerine tıp dilinde ”solar lentigo” denir.  Güneşte gereğinden fazla kalan kişilerde; ani yanmalar, soyulmalar ve kızarmaların tekrarı durumunda, yıllar içinde ortaya çıkmaktadır. Yüzdeki veya gövdedeki çillenmeler kalıtsal bir özellik olması ile birlikte  genellikle açık tenli bireylerde gözlenmektedir. Sütlükahve renkte olan, 0.5-2 cm arasında değişen çeşitli büyüklükte olan ve güneş nedeniyle oluşan güneş lekelerinin, güneş olmayan mevsimlerde rengi açılır ve yok olmuş hissi verebilmektedir.

Güneş Lekeleri Tedavi Edilebilir mi?

Güneş lekelerinin birçok tedavi yöntemi vardır. Kliniğimizde size uygun olan kozmetik medikal uygulamalardan biri veya kombinasyonu ile güneş lekelerinizden kurtulabilirsiniz. Muayene sonrasında uygulanılacak tedavi yöntemi, konusunda uzman kişi tarafından yapılmaktadır.

Süt Peeling

Anti-aging özelliklere sahip bir peeling olan süt peeling doğal meyve asitleri olan Alfa hidroksi asitlerden yapılır. Kolay uygulama ve yüksek tolerans için süt formunda likit peelingtir. Emilimi güçlendiren aktif etken maddeler sayesinde cansız görünüm, kırışıklıklar, epidermal stimülasyon, pürüzsüzleştirici etki sağlar. Meyve asitleri kullanılarak uygulanır. Ölü derilerinden arınan cilt daha yumuşak ve ışıltılı bir görünüme kavuşur. Ayrıca cildin su tutma özelliğini arttırdığından sürülen kremler cilt tarafından daha kolay emilir.  Kişinin ihtiyacına göre tekrarlanır.

Kimyasal Peeling

Epidermisin (derinin en üst tabakası) alt katmanı uyarılarak cildin üst tabakasının yenilenmesini sağlar. Kişinin cilt yapısına ve ihtiyacına göre yüzeysel, orta ve derinlemesine olarak üç düzeyde yapılır.
Kimyasal Peeling, güneşin ultraviyole ışınlarının neden olduğu ve sonucunda ciddi cilt tahribatına yol açan foto yaşlanma etkisinin giderilmesi için en sık kullanan medikal estetik yöntemlerinden biridir. Kimyasal peeling yöntemleri ile foto yaşlanmaya bağlı olan epidermal ve dermal hasarlar gözle görülür şekilde azalmaktadır.
Cilt lekelerine göre ortalama 4 ile 8 seans arasında uygulama dozuna göre haftada 1 ya da 15 gün aralıklarla planlanmaktadır. Uygulamanın amacı cilt yüzeyindeki lekelerin, akne izlerinin ve ince kırışıklıkların tedavisi için cildin üst katmanının meyve asitli solisyonlarla soyma işlemidir.

TCA Peeling

0.45 mm derinlikte deride soyma yapan TCA peelingler, orta peelinglerden en çok kullanılanılanlardandır. Hücre yenilenmesini hızlandırmak için ciltte soyulmayı arttırıcı etki gösteren TCA peeling; yüzeysel kırışıkların giderilmesi, yüzeysel izlerin giderilmesi, leke problemlerinin giderilmesi için kullanılır. TCA peelingin ortalama uygulama süresi 15 dakikadır.

Q-SwitchedNd:YAG Lazer sistemi  ile Karbon Peeling Uygulaması

1064/532nm çi dalga uzunluğu ve oto-kalibrasyon özelliği (Opsiyonel) kullanılan enerjinin işlem süresi boyunca stabil ve kusursuz bir şekilde dokuya ulaşmasını sağlar.

Cilt Yenileme Uygulamaları

Yaşlanma Hayatın Doğal Süreci Olabilir. İlerleyen yaş ile beraber yüz hattında meydana gelen sarkmalar kadınların en büyük şikayetlerinden biri. Serbest radikaller de cildin mat ve sağlıksız görünmesine zemin hazırlarlar. Ciltteki kuruluk, nemsizlik veya nem oranının azlığı ton farklılığı ve genel olarak cilt yaşlanmasının en önemli nedenlerinden biri olan güneşin oluşturduğu zararlı ışınlardır. Nemsiz kalan cilt matlaşır parlaklığını ve esnekliğini kaybeder Yaşlanmanın ilk işareti olan kırışıklıklar yorgun cildin de belirtisidir. Ama her yaşta bakımlı güzel ve yaşlanmanın sizde götürdüklerini en kolay şekilde toparlamanız ve özgüveni yüksek kendinden emin biri haline gelmeniz mümkün. Tüm kadınlar istedikleri yaşta olmayı hissetmek ve her zaman arzularının peşinden gitmeyi hak ederler Bu nedenle cilt yenileme uygulamalarına başvururlar. Bu konuda pekçok kozmetik çözüme başvurmak ve hangi ürünün ya da işlemin kişiye uygun olduğunu tespit etmek kolay olmayabilir İnternetin sağladığı bilgi akışını takip ederek kişi kendine en uygun çözümü bulduğunu düşünse de buarada önemli olan kişiye özel bir analiz yapılmasıdır. Cilt dokusuna hakim cildin yaşlanma etkilerine kişiye göre çözüm üreten konusunda uzman görüş alınması oldukça önem arz etmektedir.

Dolgu Uygulaması; Yüzde kırışıklık olan ya da hacim kaybı yaşanan alanların veya daha hacimli olması istenen bölgelerin doldurulması işlemidir. Dolgu maddeleri geçici, uzun süreli ve kalıcı maddeler şeklinde üçe ayrılabilir. Geçici dolgular arasında en sık kullanılanlar “hyaluronik asit” içeren dolgulardır. Kalıcılık süreleri 6 ay ile 2 yıl arasında değişir.

Botoks Uygulaması; Kaslarda hareketi sağlayan Asetilkolin (ACh) salgılanmasını engelleyerek kas hareketini engellemeye yarar. 25 yaş ile 65 yaş arasında şikayetleri olan herkese yapılabilir. Çok küçük miktarda botoks çok ince ve küçük iğnelerle kırışıklıkların giderileceği alana uygulandığından rahatsızlık hissi çok azdır.

Cildinizde Bahara Hazırlık Dönemi

Bölgesel Zayıflama

Lazer, ultrasonik dalgalar ve diğer cerrahi yöntemler, diğer dokuları yakarak, parçalayarak ve ekstrakte ederek zarar verir. Vücudunuzun iyileşmesi için zamana ihtiyaç vardır. Ama CoolSculpting diğer hücreleri yakıp parçalamaz. Harvard bilim adamaları tarafından geliştirilmiş olup, eşsiz FDA onaylı ve patentli bu yöntem, deri altındaki yağ hücrelerini hedef alarak yok eder, eliminasyon noktasına kadar dondurur. Yalnızca yağ hücreleri donar. Diğer dokularınıza hiçbir şey olmaz. Ne bıçak izi, bir iz, ne bir leke. Kristalize olan yağ hücreleri doğal yollarla vücuttan uzaklaştırılır. Birkaç ay içerisinde yeni halinize kavuşursunuz.

Anti Aging Bakımlar

Sağlıklı görünen cilt dendiğinde nemlendirme ve onarma özelliğiyle ilk akla gelen güvendiğiniz bir cilt uzmanına danışmak olacaktır. Cildinizde oluşan sıkıntıların çözümlenmesi; daha duru, daha sorunsuz ve ışıl ışıl parlayan bir tene kavuşmanız için öncelikle detaylı bir analizden geçirilmeniz önemlidir. Her cilt tipine özel uygulanan işlemler sayesinde sağlıklı ve hızlı bir şekilde cildin onarılması sağlanmalıdır. Kırışıklıklar ve cilt gevşekliğinin giderilmesi konusunda uzman bir dokunuş ile kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

Kimyasal Peeling

TCA Kimyasal Peeling uygulaması cildin yıpranmış, tazeliğini ve parlaklığını kaybetmiş üst tabakasının soyulmasını ve dökülmesini sağlayarak ve derinin daha alt tabakalarında yeniden bir yapılanma sürecini başlatıp; kollajen sentezlenmesini uyararak daha genç ve sağlıklı homojen bir derinin ortaya çıkmasını sağlar.

Radyofrekans Etkisi

Fraksiyonel RF ve CO2 Lazer Kombinasyonu FRAXIS DUO Radyo frekansla ameliyatsız cilt gençleştirme Cilt germe, sıkılaştırma ve gençleştirme, hiperhidroz, kırışıklık, akne, akne skarı, gözenek tedavisi gibi hedef alınan tedavi alanları için 0.5 mm’den 3.5mm’ye kadar mikroiğne ile penetrasyon derinliği sağlar. CO2 Fraksiyonel lazer etkisi dokuda yoğun yüzeyel stimülasyon sağlarken doktor tarafından ayarlanabilir kontrollü modu volumlü ısı ve derin ısı difüzyonu veren mikroiğneli Fraksiyonel RF modu tedavinin sonuçlarında maksimum etki sağlar.

Yüz Mezoterapisi

“Orta deri tedavisi” için uygulanmaktadır. Kollojen ve elastinin yapı taşı olan hyalüronik asit mezoterapi tekniği ile yüze enjekte edilir. Yapılan tedavi eksik olanı, azalanı yerine koymaktır. Mezoterapi çok ince ve kısa iğne uçları kullanılmak suretiyle uygulanan bir yöntemdir.Antiaging özellikteki mineral, vitamin ve bazı yapısal elemanların vücuda sistemik yolla verilmekten ziyade özellikle yaşlanmanın en çok belirginleştigi bölge olan yüzümüze mezoterapi yoluyla uygulanması hem uygulanan ilaçların asıl gerekli olan bölgedeki etkinliğini artıracak, hem de diğer organların gereksiz yere yorulmalarını engelleyecektir.

Yüz PRP Uygulaması

Platelet Rich Plasma-Platelet (trombosit, pıhtı hücresi) yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yöntemidir. Hastadan alınan 8-20 cc kan alınarak santrifüj edilir. Minik küçük miktarlarda ve yaygın olarak derinin içine enjekte edilir. PRP uygulamasının amacı hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda pıhtı hücresi verebilmektir. Deriyi en doğal biçimde yeniden canlandırır, yapılandırır. Kırışıklıkları ve çizgileri deriyi “doldurarak” değil “gençleştirerek” giderir.

İleri Anti-Aging Uygulamalar

İleri Antiaging Uygulamaları

Antiaging nedir?

Her insanın kendi DNA yapısı, genetik şifresine uygun cilt yaşı ve savunma sistemi mevcuttur. ”Yaşlılığa Karşı Duruş” sergilemek için, kişinin hayatındaki pek çok etmene dikkat etmesi gerekmektedir. Antiaging konusunu, hayatının merkezi olarak belirleyen kişilerin sayısı, bu konuda toplum bilinci arttıkça yaygınlaşmaktadır. Antiaging uygulamalar için, kişinin yaşam biçimi mercek altına alınarak, varolan düzensizlikleri belirlemek ve yaşlanmayı önleyen bir yaşam biçimini benimseyerek sürdürmesine yardımcı olmak için profesyonel bir ekiple çalışmanın önemini vurgulamak gerekmektedir.

Herkes aynı zamanda yaşlanmaz. Nedeni nedir?

Kronolojik yaş, biyolojik yaş, psikolojik yaş olmak üzere insanlarda yaşlanma süreci üçe ayrılır. Kronolojik döneme baktığımızda 65 – 74 yaş genç ve yaşlı; 75-85 yaş arası orta ve yaşlı; 85 yaş ve üzeri ileri ve yaşlı olarak algılanmaktadır Doğduğumuz günden bugüne kadar geçen zamana kronolojik yaş denmektedir. Kronolojik yaş, biyolojik yaş ve psikolojik yaş genelde birbirine paralel gitmez. Mesela 50 yaşındaki bir kişinin eklem ve damarları 70 yaşındaki bir kişiden daha yıpranmış olduğu gibi tam tersi de yaşanabilir.
Yassı ya da ovalimsi şekle sahip bağ dokusunun ana maddesi olan, yaraların iyileşmesinde işlevi olan kolejen isimli proteinin yapımından sorumlu olan hücrelere verilen isim Fibroblast’tır. Fibroblastların, laboratuar şartlarında 150 yıl kadar yaşayabilmesi, insanın modern bilimin yeteri kadar geliştiği takdirde, uzun süre yaşayabilmesi olanağına bir işarettir.antiaging1

Günümüzde bilim dünyası anti-aging yani geriye doğru yaşlanma süreci pek çok araştırmanın ana konusudur. 80 yıl üzeri yaş ortalamasıyla, Japanyo dünyada insanların ortalama olarak en çok yaşadığı ülke olarak biliniyor. Kişi başı yıllık geliri 100$’dan az olan az gelişmiş Afrika ülkelerinin yaşam süresi ortalama, 40’tır. Bunun nedeni yeterli beslenmeme, sağlık kuruluşu azlığı ve hijyenik olmayan koşullarda yaşam stilidir. Tüm dünyada 65 yaş üzeri nüfus giderek artarken her yaştan kişinin yaşam kalitesini artırmak daha az sağlık sorunuyla karşılaşmak sağlık sorunları konusunda harcamaları minimize etmek için koruyucu önlemlerin alınması gerekmektedir.

Erken Yaşlanma Nedenleri Nelerdir?
Ortalama 30’lu yaşlardan itibaren başlayan, insan vücudundaki bazı dengelerin bozulması ile yıpranma süreci, aynı yaştaki bireylerde farklı düzeylerde ortaya çıkmaktadır. Kontrol edilemeyen değişikler olarak adlandırılan genetiğe ve yaşam biçimine bağlı yıpranma ve yaşlanma sürecini pek çok etmen tetikler.

Damar sertliği, hipertansiyon, kas ve eklem romatizmaları, kireçlenmeler, şeker rahatsızlığı, karaciğer, kalp, böbrek, tiroid hastalıkları gibi geçirilmiş hastalıklar; Hücrelerde serbest radikallerin fazla olması, kanda ensülin yüksekliği gibi hücresel bozukluklar; Yüksek kalori içeren ürik asit ve protein ya da yağı fazla olan besinlerle beslenme sonucunda oluşan kilo fazlalığı durumu; Yoğun iş yaşamına bağlı stres, hareketi az hayat stili, uyku sorunu, alkol, madde bağımlılığı ve sigara tüketimi ile gelen kalitesi düşük yaşam biçimi; Yoğun çevre kirliliği, ortamdaki radyoaktivite ve  manyetik kirlenme yaşlanma sürecini hızlandıran etmenlerdir.

Oksidatif Stres Nedir?

Serbest radikaller, besinlerin oksijen kullanarak enerjiye dönüşümü esnasında meydana gelen reaktif moleküllerdir. Yaşam için oksijen molekülleri, metabolizma esnasında serbest radikal kaynağı olarak bilinen ve son derece reaktif olan ara ürünlerden oluşur. Reaktif oksijen türleri olarak bilinen bu moleküller; protein, lipid ve DNA gibi hücre bileşenlerine zarar verir.

Pek çok yol ile serbest radikal oluşumu gerçekleşebilmektedir. Meydana gelen serbest radikaller, aralarında yaşlanmaya bağlı dejeneratif bozuklukların da yer aldığı patolojik durumların oluşumunda katkıda bulunurlar; ateroskleros, kalp rahatsızlıkları, kanser, serebrovasküler rahatsızlıklar, nörodejeneratif hastalıklar, diabet, akut renal yetmezlik, akciğer rahatsızlıkları, anfizem ve bronşit gibi hastalıkları sayabiliriz. Aşırı alkol tüketimi, sigara kullanımı, elektromanyetik radyasyon, güneş (UV) ışınları, kronik inflamasyonlar, aşırı fiziksel egzersiz, aşırı demir yüklemesi, yaşlanma ve doğum kontrol hapları, serbest radikal kaynakları olarak bilinirler. Enzimler, proteinler, selenyum, C vitamini olarak bilinen askorbit asit, E vitamini olarak bilinen tokoferoller, karotenoidler, flavonoidler, glutatyon ve tiyoller, koenzim Q, ubikinon ve türevleri,  antioksidan moleküler olaraantiaging1k tanımlanır. Oksijen soluyan organizmalarda serbest radikal oluşumunu kontrol altında tutmak, bu moleküllerin zarar veren yanlarını kontrol altında tutmak ve engel olmak için antioksidan savunma sistemleri gelişmiştir. Fakat mevcut olan antioksidan savunma sistemi, serbest radikallerin zararlı etkisini tamamen önleyemeyerek, halk dilinde yaygın tabir olarak kullanılan vücudun oksitlenmesi olarak oksidatif stresi meydana gelmesine neden olur.

Günümüzün bilim dünyasının sürdüğü anti-aging çalışmaları sonrasında, serbest radikal oluşumunun ve antioksidan kapasitesinin belirlenmesi, oksidatif strese bağlı hastalıklara yakalanma riskini indirgemek üzerine, antioksidan diyet uygulaması veya ilaç kullanımı açısından önemlidir.

Serbest radikaller nedeniyle oluşan oksidatif stres vücudumuzda hücre hasarına yol açar. Hücre hasarı da kanser, kalp damar hastalıkları, artrit, DNA hasarı, bağışıklık sistemi bozukluğu ve yetersizliği ve erken yaşlanmaya sebebiyet verir.

ARALIK AYI ELELE VE FORM SANTE RÖPORTAJLARI

Ameliyatsız yüz germe (Thermage) ve Lazerle cilt soyma (Fraxel) tedavileri tüm dünyada en etkin ameliyatsız estetik anti aging tedaviler arasında yer almaktadır. Bu iki uygulama ile ilgili Elele ve Form Sante dergileri Prof Dr Nazım Çerkeş ile röportaj yaptılar.

Röportajları okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.

Yeni Thermage CPT (FDA Onaylı) Radyo Dalgaları ile Tek Seansta Ameliyatsız Yüz Germe

Fraxel Dual Fraksyonel Lazerle Cilt Soyma, Leke Tedavisi, Kırışıklık Tedavisi Anti Aging Bakımlar

40’LI YAŞLARDA CİLT DEFORMİTELERİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

40 yaş üstü anti aging bakımlar

40 yaş üstü anti aging bakımlar

Thermage, ciltte esaltikiyet kaybı olan kişilerde, sıkılaşma sağlanması amacıyla uygulanan non-invasive bir tedavi yöntemidir. Genellikle başlangıç seviyesindeki deformasyonu olan kişilere önerilir. Zira yoğun sarkık dokuların tam olarak toparlanmasında ameliyatsız yöntemler çok etkin olmamaktadır. Öte yandan genç ciltlerde henüz cilt sarkmaları ortaya çıkmamış olacağından en ideal yaş 35-45 yaş aralığıdır denilebilir. Yazının Devamı

THERMAGE AMELİYATSIZ YÜZ GERME

Thermage Ameliyatsız Yüz Germe

Thermage, ciltte elastikiyet kaybını gidermek,

Cilde sağlıklı gergin genç ve ışıltılı bir görünüm kazandırmak amacıyla uygulanır.

Genel anestezi almadan, uygulama sonrası iyileşme süreci gerektirmeyen genellikle 35-45 yaş arası kişilerde 2 saatlik tek bir seans şeklinde uygulanan Non-invasive (ameliyatsız) bir tedavi yöntemidir.

Thermage FDA onaylı Amerikan menşeili bir cihazdır.

http://www.cosmedestetik.com/estetik-thermage/

BOTOKS

Botoks Nedir? Nasıl Etki Eder?
Botox, “Clostridium Botilinum” adlı bakterinin ürettiği bir toksindir. Kaslara uygulandığında, sinirlerden kaslara giden iletiyi geçici olarak durdurmakta ve böylece enjekte edildiği bölgedeki kas hareketlerine bağlı oluşan kırışıklıkları geçici olarak yok etmektedir.

Botoks Hangi Bölgelere Uygulanır?
Botoks işlemi, genellikle kaş arsı, alındaki yatay çizgiler, göz çevresinde “kazayakları” tabir edilen kırışıklıkların giderilmesi için uygulanmaktadır. Bununla beraber, alında ve kaş etrafında belli noktalara yapılan uygulama ile kaşlara hafif bir kavis verilmesi mümkündür.

Botoks Zararlı Mıdır?
2000’li yıllardan bu yana tüm dünyada en çok uygulanan ameliyatsız estetik tedavilerin başmda botoks enjeksiyonu gelmektedir. Uzman hekimler tarafından yapıldığmda uygulamanın zararı / kalıcı bir yan etkisi bulunmamaktadır. Botoks işlemi 2002’de FDA onayı almıştır.

Yaş Smırlaması Var Mıdır?
Ne Sıklıkta Uygulanmalıdır? Botoks genellikle 30’lu yaşlardan sonra yapılmaya başlanır. Etkisi ortalama 3-6 ay devam eden tedavinin yılda 2-3 kez yapılması uygundur.

Uygulama Sonrası Etki Süresi
Botoks enjeksiyonu yapıldıktan hemen sonra hastalar normal hayatlarına dönebilirler. İyileşme / dinlenme sürecine ihtiyaç duymazlar. Uygulamanın etkisi 2-3 gün içinde ortaya çıkacaktır, tam olarak oturması ise 10-15 günü bulmaktadır. Elde edilen sonuç 3-6 ay süreyle devam etmektedir.

Botoksla Koltukaltlarına Ellere ve Ayaklara Terleme Tedavisi
Botoksun, estetik cerrahide kullanıldığı bir diğer alan ise, aşırı terleme “hiperhidroz tedavisi”dir. Avuç içlerine, koltukaltlarına ve ayaklara enjeksiyon şeklinde uygulanan botoks, bu bölgelerdeki aşırı terlemeyi 8 ay süresince azaltmaktadır 

Sorularınız için 0532 474 7806